İçeriğe geç
Mersin Bakış

Gündelik hayatı kurcala, burçlara keyifle bak

Hayvanlar

Kediler Neden Az Su İçer ve Bu Nasıl Değişir

Kedilerde susama hissi doğal olarak zayıftır. Kabın yeri, biçimi ve beslenme düzeni su alımını belirgin biçimde artırabilir.

Nihan Aksoy 3 dk okuma

Kedisinin su kabına neredeyse hiç dokunmadığını fark edip endişelenen çok sahip vardır. Kap sabah doldurulur, akşam hâlâ aynı seviyededir. Bu durum çoğu zaman kedinin bir kusuru değil, evrimsel geçmişinin doğal bir sonucudur. Evcil kedinin ataları kurak bölgelerde yaşıyordu ve ihtiyaç duyduğu suyun büyük bölümünü avının vücudundan alıyordu. Bu yüzden kedilerde susama hissi, örneğin köpeklere kıyasla belirgin biçimde zayıftır. Vücut su kaybetmeye başladığında bile kedi hemen kaba yönelmez.

Bu düşük içme eğilimi, ev ortamında bir dezavantaja dönüşebilir. Özellikle yalnızca kuru mamayla beslenen kedilerde toplam su alımı sınırlı kalır ve idrar yolu ile böbrek sağlığı üzerinde uzun vadeli bir yük oluşabilir. Dolayısıyla kedinin daha fazla su içmesini sağlamak, gündelik bakımın en az tırnak kesmek ya da tüy taramak kadar önemli bir parçasıdır.

Kabın yeri neden önemli

Kediler su kabının yerine şaşırtıcı derecede duyarlıdır. Doğada su kaynağı ile av tüketilen yerin ayrı olması, kokuyla kirlenmeyi önleyen bir davranıştır ve bu eğilim evde de sürer. Mama kabının hemen yanına konan su kabı çoğu kedi için çekici değildir. Kabı birkaç metre uzağa taşımak bile içme sıklığını artırabilir.

Aynı şekilde kum kabıyla su kabının yakınlığı da kesin bir caydırıcıdır. Kedi, tuvalet alanının yanındaki suya yönelmez. Evde birden fazla su noktası bulundurmak da işe yarar: Kedinin gün içinde vakit geçirdiği farklı odalara birer kap koymak, "yolunun üstündeyken içme" davranışını tetikler.

Kabın kendisi

Dar ve derin kaplarda kedi su içerken bıyıkları kenarlara sürtünür. Bıyıklar son derece duyarlı dokunma organlarıdır ve bu sürekli temas rahatsız edicidir. Kedilerin kabın kenarına oturup patisiyle su almaya çalışması ya da yarısına inince içmeyi bırakması çoğu zaman bu nedenledir. Geniş ve sığ bir kap bu sorunu ortadan kaldırır.

Malzeme de fark yaratır. Plastik kaplar zamanla çizilir, çiziklerde koku ve bakteri birikir; bazı kediler plastiğin kendi kokusunu da sevmez. Cam, porselen ya da paslanmaz çelik kaplar hem daha kolay temizlenir hem de kokusuzdur. Kabın her gün boşaltılıp durulanması, sadece suyun tazelenmesinden daha önemlidir; kenarlarda oluşan ince film tabakası kediyi uzaklaştırır.

Akan su etkisi

Pek çok kedinin musluğa ilgi duyması boşuna değildir. Hareketli su, durgun suya göre daha taze ve daha güvenli algılanır; ayrıca sesi ve görüntüsü ilgi çeker. Bu eğilimi olan kediler için sürekli dolaşımlı su pınarları belirgin bir fark yaratır. Ancak bu cihazların düzenli temizlenmesi ve filtrelerinin değiştirilmesi şarttır; bakımsız bir pınar, durgun kaptan daha kötüdür.

Pınar almadan da deneyebileceğiniz şeyler var. Kabı ağzına kadar doldurmak, kedinin başını fazla eğmeden içmesini sağlar ve bazı kediler için bu küçük ayrıntı belirleyicidir. Suyun oda sıcaklığında olması da genellikle tercih edilir; buz gibi su birçok kediyi caydırır.

Gıdadan gelen su

Su alımını artırmanın en güçlü yolu aslında kaptan geçmez. Yaş mamanın içeriğinin büyük bölümü sudur ve günlük beslenmenin bir kısmını yaş mamaya çevirmek, toplam su alımını kuru mamayla beslenen bir kediye kıyasla katbekat artırır. Yalnızca kuru mama tercih ediliyorsa, mamanın üzerine bir miktar ılık su eklemek de yardımcı olabilir; ancak ıslatılmış mamanın uzun süre dışarıda bekletilmemesi gerekir.

Kedinizin ne kadar içtiğini takip etmenin basit bir yolu, kabı her sabah aynı seviyeye kadar doldurup akşam farkı gözlemlemektir. Bu, kesin bir ölçüm vermez ama alışılmış düzenden sapmayı fark etmenizi sağlar.

Değişimi fark etmek

Az içmek kadar, aniden çok içmeye başlamak da dikkat gerektiren bir işarettir. Uzun süredir suya ilgisiz olan bir kedinin birdenbire kabı boşaltmaya başlaması, idrar miktarının artması ya da tuvalet alışkanlıklarının değişmesi, gözden geçirilmesi gereken durumlardır. Bu tür değişiklikleri evde yorumlamaya çalışmak yerine, gözlemlerinizi not alıp veteriner hekiminizle paylaşmak en doğrusudur.

Özetle kediyi su içmeye zorlayamazsınız, ama içmesini kolaylaştıran bir ortam kurabilirsiniz. Doğru yerde, doğru kapta, temiz ve ulaşılabilir suyun bulunması; buna beslenme yoluyla eklenen su desteğinin katılması, uzun vadede kedinin sağlığına yapılabilecek en sessiz ve en etkili katkılardan biridir.